|
|
Çemberlitaş'ın altındaki sır ne?
İstanbul'daki Roma dönemi eserlerinin başında gelen Çemberlitaş'ın altındaki bir odada, İsa Peygamber'e ait eşyaların gömülü olduğu iddia ediliyor.
Kategori |
: İstanbuL Tarihi |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 900 |
Tarih |
: 14 Kasım 2007 22:20 |
İddiaya göre, Çemberlitaş'ın altında olduğu ileri sürülen odada, İmparator Konstantin döneminde Kudüs'ten getirilen "Hz İsa'nın mezarına ait kutsal toprak, orijinal haç parçaları, çiviler, kaymaktaşından yapılan kase, ekmek kırıntıları ve Hz Musa'ya ait taş ile Hz Lut'a ait olduğuna inanılan asa, Hz Nuh'un baltası ve Hz Süleyman'a ait olduğuna inanılan 7 kollu şamdan" bulunuyor.
Çemberlitaş'ın restorasyon projesinin birinci kademesini yürüten Akpınar Mimarlık'ın Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akpınar, Çemberlitaş'ın altında 11x11 metre ebadında ve 2.5 metre yüksekliğinde muhteşem bir blok ve porfir bir kaide bulunduğunu belirterek, "Kutsal emanetler onun içinde küçük bir alan içerisinde oyulmuş yerde" dedi.
Akpınar, beraberindeki ekiple Çemberlitaş üzerinde 2001 yılından başlayarak 1.5 yıl süren bir çalışma gerçekleştirdiklerini, yapı üzerinde tipoloji ile tarihsel çalışmaların da yapıldığını, anıtın yapıldığı tarihteki sosyolojik değerlerin araştırıldığını bildirdi.
Restorasyon projesi hazırlanırken dünyanın her tarafındaki onlarca yayını gözden geçirdiklerini, Bizans tarihiyle ilgili ulaşabildikleri tüm kaynakları incelediklerini belirten Akpınar, "Çemberlitaş, geçmişteki Zeus ve onlarca tanrıya tapınan Pagan Roma'nın yıkılması vetek tanrılı, kitabi inanca sahip yeni Roma'nın kurulmasının ilk kutsal simgesidir diyebiliriz" dedi.
Akpınar, taşla ilgili bilgi verdi:
"Tarihçilere göre, Konstantin milattan sonra 324 yılında annesi Helen'i Kudüs'e gönderir ve Kudüs'te Hz. İsa'nın olduğuna inanılan mezarı açtırır. Mezardaki kutsal toprak, orijinal haç parçaları, kutsal çiviler, kaymaktaşından yapılan kutsal kase, kutsal ekmek kırıntıları ile Hz. Musa'ya ait kutsal taş, Hz. Lut'a ait olduğuna inanılan asa, Hz. Nuh'un baltası ve Hz. Süleyman'a ait olduğuna inanılan som altından 7 kollu şamdan gibi kutsal emanetler İstanbul'a getirilir.
Bu olayı çok açık ve belli bir şekilde tarihi belgelerde görmekteyiz. Milattan sonra 325 yılında da İmparator Konstantin Roma'yı alır ve Roma'daki Pagan Roma İmparatorluğu'na son verir. Roma'daki Apollon tapınağını yıktırır ve oradan getirdiği taşları Çemberlitaş'ın yapımında kullanır. Yaklaşık 11x11 metre ebadında ve 2.5 metre yüksekliğinde 4 parçadan oluşan bir ana kaide oluşturulur. Bu anakaidenin içerisinde 1x2 metre ebadında küçük bir hücre oluşturulur."
Çemberlitaş'ın özelliği
Abdülkadir Akpınar, kaidenin üzerinde her biri yaklaşık 3 ton ağırlığında ve 3 metre çapında, bileziklerle birbirine oturtulmuş, 9 adet sütun olduğunu vurgulayarak, "Kurşunla birbirine bağlanmış tam terazisinde bir yapı. Her biri 100 ton ağırlığında birbirleri üzerine en ufak bir kırılma olmadan yerleştirilmiş. Piramitlerdeki sır gibi muhteşem bir işçilik" dedi.
Akpınar, İstanbul'un fethinden sonra Çemberlitaş'ın ilk kez Yavuz Sultan Selim döneminde yenilendiğini, yapının spiral şekilde demirlerle çepeçevre kuşatıldığını, 1706 yılında ilk tahkimin yapıldığını anlatarak, yapının yeni kaidesindeki taşın yaklaşık 20 cm. içerisinde 7x7 cm kalınlığında dökme demir bileziklerle her 1.5 metrede bir kuşaklar atılarak güçlendirildiğini bildirdi.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
İstanbuL Tarihi |
En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|
|