StarTR.Net

Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı
KENDİME EN SAMİMİ OLDUĞUM AN AĞLADIĞIM ZAMANDIR ../resimli şiir  |  Kredi kartı yıllık aidatlarının kaldırılacağı açıklandı.  |  Türkiye de Yeşil Kart harcaması  |  Tayyip Erdoğan kömür yardımına ilişkin eleştirileri de yanıtladı.  |  Memurlara, 15 Ağustos ta 25-100 YTL arasında ek ödeme zammı yapılacak.  |  Semra Özal, gazetecileri fark edince panikledi.  |  Tansu Çiller'e benzemek için bir dizi estetik ameliyat yaptıran manken Çiğdem Sava  |  Nükhet Duru, yeni albümü "Durup Dururken"in tanıtımını Cahide Safiye'de yaptı.  |  Erkek ve kadın beyinlerinin mimarlık yapı ve faaliyet açısından bir parça farklı olduğu ortaya çıkarıldı  |  Kadınlar hem sağlık hem de güzellik için tüketebileceği yiyecekler  |  Tatilde yolların kan gölüne dönmemesi için uykusuz ve yorgun yola çıkmayın  |  Crytek devam oyun Warhead'i daha iyi optimize edecek  |  Türk Silahlı Kuvvetlerinin, yüksek frekanslarda ve güvenli uydu haberleşmesi ihtiyacı karşılanacak  |  Diş beyazlatıcı ürünlerin dikkatli seçilmesi gerekiyor..  |  Motorola çift SIM kart desteği (DualSIM)  |  Suna Pekuysal" yaşasın tiyatro" sloganlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.  |  Şu anda Karadenizin tam sezonu  |  Kuzey ve Güney Işıkları'nı neyin tetiklediği ortaya çıktı.  |  OxyActions Script V2.0 Çıktı StarTR Sohbet Odalarına Rahatlıkla Girebilirsiniz  |  Conference Room CR Komutları  |  

Arama


Gelişmiş Arama

PERİ BACALARI

Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu Erciyes, Hasan, Melendiz ve Göllüdağı ile daha birçok küçük volkanik dağların, patlamaları ile başlamıştı

Kategori  Kategori : Tarihi ve Dini MekanLar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 387
Tarih  Tarih : 03 Nisan 2008 23:32

 

Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu Erciyes, Hasan, Melendiz ve Göllüdağı ile daha birçok küçük volkanik dağların, patlamaları ile başlamıştır. Bölgeye yayılan lavlar, göller, akarsular üzerinde 100-150 metreyi bulan değişik sertlikte tüf tabakasından oluşan yüksek bir plato meydana getirmişlerdir. Zamanla erozyonun etkisiyle inanılmaz derecede aşınması sonucu bugünkü vadiler ortaya çıkmış, peri bacası adı verilen üzerinde daha sert ve geniş bir kaya tabakasının bulunduğu konik ve mantar şekilleri oluşmuştur. Dünyanın birkaç bölgesinde de görülen Peri Bacaları, hiçbir yerde Kapadokya'da olduğu kadar yoğun bir şekilde bulunmamaktadır bu yüzden dünyanın 7 harikasıdan biri olarak bilinir.

Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla 'Peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuş, alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemelerin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Nevşehir-Avanos-Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloğu bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır.
 
Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır. Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri; şapkalı, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır. Peribacaları en yoğun şekilde Avanos, Ürgüp, Uçhisar üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.

Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Göreme, Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir.  Tabiatın bu cömertliğinden yararlanan insanoğlu ise, oyulmaya çok elverişli olan bu kalın kaya kütlesini oyarak, günün şartlarına göre evler, manastırlar, kiliseler ve yeraltı sığınakları yapmışlardır. Kapadokya'nın jeolojik yapısının verdiği bu avantajla manastır ve kilise sayısı binlerle ifade edilen sayıya ulaşmıştır.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Tarihi ve Dini MekanLar

En Çok Okunan Haberler

Radyo Dinle Tıkla

Son Dakika Haberleri

Şans Oyunları

Gazetelerin Web Sayfaları





Reklam

Türkiyenin Sanal Sohbet Odaları 2007 @ StarTR Network
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

webmeydani.com

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi